Ana içeriğe atla

Maydanoz Time:Ben-19.İzmir Kitap Fuarı

Herkese merhabalar efenim!Dün nihayetinde sevgili arkadaşım Bilge ile gerçekleştirdiğimiz İzmir Kitap Fuarına gidebildik.Benim asıl isteğim bir Ayşe Kulin bir Canan Tan tabi ki en çokta Pucca'yı görelim bir kitap imzalatalım fotoğraf çekelim oldu ama hem vaktimiz sınırlıydı malum sınava çok az kaldı hem de Gaziemir'e uzak olduğu için çok fazla oyalanamazdık hem de çok ama çok kalabalık olur dedi Bilge kitaplara dahi bakamayız bildiğin izdiham olur dediği için dün gitmeye karar verdik.Gaziemir İzban'dan binip Hilal'de indik ve metro aktarmasıyla Basmahane durağında indik biraz yürüdükten sonra direkt 9 Eylül giriş kapısındaydık.Bu arada yürürken duvalar dikkatimi çekti 23 Nisan için midir artık ya da önceden mi yapılmış bilemicem ama duvarların bu kadar güzel grafitilerle rengarenk süslenmesi çok ama çok güzeldi.

Hava bildiğiniz oyun oynadı bizimle.Biran yağmur yağarken 5 dk sonra günlük güneşlik oldu hatta öyle bir nem bastırdı ki öldük üzerimizdekilerle.Daha sonra hava tekrar kapattı haydaaa...

Diğer günlere göre daha az kalabalıktı bugün.Tenha diyemiyorum çünkü haftaiçi ve çokta özel bir gün olmamasına rağmen yine de kalabalıktı.Bilge'nin dediğinine göre fuara 9 tane giriş varmış.Zaten Konak'ın Fuar Alanı diye geçiyor burası.Kitap fuarları haricinde asıl uluslararası eğlence fuarları Ağustos sonu gibi kuruluyormuş Allah izin ederse o zamanda geliriz buraya.Çok güzel bir girişi var.İki yanında palmiyelerin dizeli olduğu upuzun bir yoldan geçip fuar alanına gidiyorsunuz.

Fuar ilk girişte 3 ayrı bölüme ayrılıyor.İlk bölüm hediyelik eşyaların,nostaljik cdlerin,sahafların,eşyaların satıldığı ve sergilendiği yer.2.bölüm normal okumalık kitapların olduğu yer.3.yerse ders kitaplarının satışa sunulduğu yer.Biz ilk bölümden gezmeye başladık elbette.Yani hediyelik eşyaların olduğu bölümden.Burada şairlerin dernekleri,sahaflar,plak satıcıları vardı.Açıkçası burası buram buram nostalji kokuyordu.En sevdiğim yazarlardan biri olan 2.Yeni akımının en iyi temsilcisi(bence) Cemal Süreya Kültür Derneği benim dikkatimi çekti elbette.Şiir kitapları;Üvercinka,Sevda Sözleri... sergilenmişti genelde.Biraz ileride ''Sahaflar Sokağı'' olarak isimlendirilen benim en sevdiğim kültürlerden biri olan ama şimdilerde sadece arka sokaklarda kalan hatta artık kaybolmuş fuarlarda sadece görebildiğimiz bir kitap geleneği...


Eski ve 2.el kitaplar,cdler,plaklar ve benimle aynı yaşta hatta benden daha büyük eski edebiyat gazeteler,dergiler...Ve benim en çok dikkatimi çeken eski bir pul koleksiyonu.Ahh ahh dedim içimden 90'ları 80'leri çok seven bir insan olaraktan şimdi bir mektup yazsam pulumuda yapıştırsam mektubumun ucunu yaksamda yarime göndersem dedim.Tabi bu cümlemde bazı kelimeler büyük soru işaretine sahip.Mektup?Olmayan yarim?

2.Bölüm elbette favori bölümlerden.Okumalık kitapların satıldığı yer.(Böyle deyince aklıma Recep İvedik geldi peh peh.)Yayın evlerine göre ayrılmış bölümlerden oluşan bir yer.En kalabalık yer burası elbette.Benim favori yayın evlerim;Pegasus,Artemis ve Epsilon.Yeni çıkan kitaplara baktım gerçi gelmeden önce aklımda olan bir kitap vardı zaten Kızım Amy'i aldım sonunda.Kitap listemde ki bir kitaba daha kavuşmuş oldum yaz gelmeden.Bu arada ilk ağacı görünce aklıma direk;Ben bir ağaç dikecek olsam herhalde ağaç meyvelerini bu şekilde veririrdi diye düşündüm bu yüzden çok hoşuma gitti ve fotosunu çektim hemen.Daha sonra Marilyn Monroe'nun çok güzel bir sözü dikkatimi çekti.''Bazen iyi şeyler biter ki yenileri başlasın''.İşte bu dedim!Bu kadın boşuna fenomen olmamış...

Fuar çıkışında Bilge'nin liseden arkadaşları Cemre ve Eylül ile buluştuk ve tanıştık.Onlarla biraz fuar dışında gezdik gez gez direkt dershaneden çıkıp gidince çokta acıkmıştık bir şeyler yiyecek bir yere götürün bizi dedik hemen Bilge ile sızlanarak.Zaten Konak'tan biraz aşağı doğru yürüyünce Alsancak'a vardık ve kızların favori bir mekanı olan ''Alavara'' Kafe'ye gittik.Giderken de bu resimleri çektim hemen yolda :)

Alavara oldukça garip bir yer aslında.Kızlara kendimizi teslim ettiğimizden neyle karşılaşacağımı pek bilemiyordum.Alsancak ara sokaklarına girince açıkçası biraz da tırsmaya başladım önce karanlık küçük sıkışıp bir tünelden geçince ben için için tırsmaya başladım kapıda koruma tipli bir adam vardı 18'den büyük müsünüz diye sorunca laaannn nereye getirdiniz beniii diye bağırasın geldi kızlara.Kızlar evet deyip kimlikleri gösterdik hemen Bilge'ye sordum neden sordu adam böyle diye ''İçki içilen bir yerde o yüzden''deyince benim ayaklar önce geri geri gitti tabi pekte tekin bir yere benzemiyordu.Ama içeri girince oldukça şaşırdım çünkü içerisi ufak ama çokta renkli ve samimi tahta masa ve iskemlelerin olduğu bir kafeydi.Ön yargılarımı ve endişelerimi bir kenara bıraktım hemen elbette.(için için de bir oh çektim çaktırmayın.)Bir garson hemen turşu tabağı koydu önümüze.''Ahaha dur daha bir şey istemedik ki ne turşusu bu ?'' dedim içimden.Ben mal gibi menü falan verecekler zannediyordum meğersem burada sadece içecek ve resimde gördüğünüz makarnalardan yapılıyormuş.Tabi bunu daha sonra anladım çünkü öncesinde kızlar birbirine bakıp ''Yarım yeriz değil mi?'' dediler ben hala mal mal düşünüyom yarım yarım neyin yarımı yahu bu diye.Kimse bana bir şey demedi tabi çaktırmadan Bilge'ye sordum hemen neyin yarımı lan diye porsiyonun dedi hıı evet evet ben rejimdeyim zaten yarım olsun dedim ama neyin yarımı onu gelene kadar anlamış değildim zaten.Gelince makarna olduğunu çaktım ve ohh laann deyip yumuldum ve mutlu son :) Mutlu göbişlerle gerisin geriye ev yolunu tuttuk tabi benim olduğum yerde aksilik olmaz mı hiç tabi ki de olur!Masadayken turşu suyunu masaya dökmeyi başardım ve eve giderken de bir karın ağrısı tuttu ki beni sormayın yani.Ahh bu hava bir yerden üşüttüm tabi hemen.Bir sıcak bir yağmur bir nem bende insanım !!!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tayvan Dizisi : Hello Again!

Herkese merhabalar efenim ...

Henüz Türkçe alt yazısı olmadığı için İngilizce alt yazı izlediğim bir Tayvan dizisinden bahsedicem.  Üniversite yılında birbirine düşman olan iki kişi yıllar sonra iş hayatlarında yine karşı karşıya gelirler ama bu sefer roller değişmiştir. Ünversite zamanında kızımız çalışkan iken iş hayatında tam bir kaybeden olmuştur hatta dükkan tefeciler tarafından basılmakta ve onları zor duruma düşürmektedir.Oğlanımız ise elbette CEO olmuştur ve zengindir (!). Kızla karşılaşıp kızı CEO'su olduğu mağaza da çalışma koşuluyla onu tefecilerden kurtarır tabi bu durumlar içince zamanla birbirlerine aşık olurlar.

Evet , konumuz oldukça klişe ama Asya da yıl 2019 olsa bile bu diziler ve bu konular bizim ülkede de olduğu gibi hala tutmakta vallahi bence hiç sıkılmıyorum izlemekten :D Bir de İngilizce alt yazı izleyip İngilizcemi geliştiriyorum benim için de daha iyi oluyor :)

Tayvan Dizisi : Before We Get Married

Herkese merhabalar efenim,
Aldatma konulu diziler sadece Kore de değil Çin ve Tayvan dizilerine de yayılmaya başladı.Bu tip konuları çok fazla desteklemiyor olsam da izlemesi maalesef ki acayip heyecanlı oluyor.Aslına bakarsanız baş roldeki adamımız bildiğin tacizcinin teki bile sayılabilir o yüzden başlarda biraz öfkelendiğim bir dizi de oldu ama nedense beni sonradan aktı götürdü ve son bölümde buldum kendimi bir anda :/ Bir şeyleri desteklemesem ya da sevmesem bile bir an da kapılıp gidebiliyorum :/

 Li Hao Yi ile nişanlı olan Zhou Wei Wei, başarılı, azimli nişanlısına sadık bir kadındır. Lia Hao Li, tutumlukta çığır aşmış, hayatının her anını planlamıştır.
Chu Kehuan, başarılı bir girişimcidir. Aynı gün içerisinde onu kader, 3 kez Zhou Wei Wei ile karşılaştırır. Chu Kehuan, Zhou Wei Wei'den etkilenir ve kendini onun dünyasına kaptırır. Chu Kehuan'ın 10 yıllık kız arkadaşı olmasına rağmen Zhou Wei Wei ile ilişki kuramaya çalışır.

Tayland Dizisi : Boy For Rent

Herkese merhabalar efenim ...

Çerezlik bir Tayland dizisi ile devam ediyoruz yine Türkçe çevirisi olmadığı için ingilizce alt yazı şeklinde izledim haberiniz olsun :) Dizinin konusundan bahsedicek olursak , erkek kiralayabileceğiniz bir şirket var yani aslında şöyle kiraladığınız adamı cinsellik içinde kullanabilirsiniz ya da başka şeyler içinde kullanabilirsiniz.Baş roldeki kızımız hoşlandığı çocuk tarafından seksi olmadığı ve ezik bir kız olduğu için reddedilir bu kızımızda bir erkekle bir ilişki nasıl yaşanır ve nasıl daha seksi erkeklerin isteyebileceği bir kız olurum diye bu şirketten birini kendine öğretmen olarak kiralar tabi işler sonrasında karışır :)