Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Müzik : Beach Boys - Wouldn't It Be Nice

Herkese merhabalar efenim ...



Evet bugün pazar ve ben işe gitmedim ! Nedeni ise İzmir'e gelebilme ihtimali olan şu meşhur kasırga dershanemiz tatil oldu ama sanırım pazartesi tatil değil umarım asıl kasırga pazartesi günü olmaz çünkü bugün hava buralarda gri bulutlar dışında oldukça iyi görünüyor, bilemiyorum ne olacağını hep beraber göreceğiz.1 günde İzmir'e sonbahar geldi ve resmi olarak yaz bitti.Şu sıralar bir filmde duyup beğendiğim eskilerden bir şarkı ile güne evinizde film izleyerek,kitap okuyarak devam ederek pazarın tadını çıkarın :)



,








Anime Dizi : Disenchantment

Herkese merhabalar efenim ...

Netflix yapmaya devam ediyor biz de yeni şeyler keşfetmeye ! Animelerden dolayı kardeşimle çizgi dizi izlemeye oldukça alışkınız ve çokta severiz ama bu bizim sanırım ilk Amerikan yapımı çizgi dizimiz ayrıca bu dizi yetişkinler için.Baş rolde alkolik bir prenses,bir elf ve bir iblis var.Evet oldukça garip bir üçlü değil mi ? Dizinin 1.sezonu 10 bölüm ve öyle bir yerde bitti ki elbette devamının geleceğinin mesajını vermiş oldular.2.sezonu sabırsızlıkla bekliyoruz.Netflix'e Ağustos ayında gelmiş o yüzden çok bilinmiyor.Çizimleri falan bana çok Simpsonsları hatırlattı.Politik espirileri ve sosyal hayata çok fazla göndermeleri ile hem güldüren hem de düşündüren çok güzel bir yapım.

Amerikan Dizisi : Teen Wolf

Herkese merhabalar efenim ...

Öğrenci hayatımdan iş hayatına geçiş yapmam kısa sürünce ergenliğimi bir kenara bırakıp artık iş kadını olma moduma girdim eh artık izleyeceğim şeyler bile buna göre olmalı o yüzden yazın can sıkıntısından dolayı başladığım ve 3.sezona kadar anca getirebildiğim ve 3.sezon 14.bölüm de yarım bırakma kararı aldığım bir zamanların efsane dizilerinden sayılan Teen Wolf'tan bahsedicem sizlere bugün.

Kuzey California'daki Beacon Hills'te yaşayan Scott McCall, öğrencisi olduğu lisenin sosyal hayatı pekte parlak olmayan gençlerinden biriyken, doğaüstü bir olay hayatını değiştirecek. Lise hayatının popülerlik basamaklarını tırmanmak için bir gereklilik olan spor konusundaki başarısızlığı, genç kahramanımızın kendine farklı uğraşlar aramasına neden oluyor. Küçük bir banliyöde çalışan Scott, ormandaki bir cesetle ilgili söylenti duyunca havanın kararmasını bekleyip, araştırmak için yola düşüyor. Araştırması kurtadama dönüşmesine yol açacak bir ısırıkla so…

Kore Dizisi : Thirty But Seventeen

Herkese merhabalar efenim ...

Kore dizilerine kaldığımız yerden devam ! Bu konuya çok benzeyen bir Çin dizisi izlemiştim daha önce o diziden ilham alınarak yapıldığını düşünüyorum açıkçası ama ilerleyişi ve konunun işleniş biçimi kendine özgü olmuş elbette.Diziyi genel olarak çok eğlenceli buldum son bölüme kadar sıkmadan devam etti ve güzel bir final ile tadında bitirmeyi başardı.

Konusu:
Dizi, 17 yaşındayken trafik kazası geçiren ve 13 yıl boyunca komada kalan bir kadının (Shin Hye-Sun) etrafında dönmektedir. Uyandığında artık bedeni 30 yaşındadır.


Karakterleri:
Shin Hye-Sun dizide 17 yaşındayken komaya giren ve 30 yaşında uyanan Woo Seo-Ri karakterini canlandırmaktadır. Uyandıktan sonra bedeni 30 yaşında olsa da onun zihinsel yaşı 17’dir. Bir gün, Gong Woo-Jin (Yang Se-Jong) ile karşılaşır ve birbirlerine âşık olurlar.

Yang Se-Jong dizide 30 yaşındaki bir set tasarımcısı olan Gong Woo-Jin karakterini canlandırmaktadır. Woo-Jin, bekâr bir adamdır. 13 yıl önce bir travma geçirmişti v…

Kore Dizisi : Familiar Wife

Herkese merhabalar efenim ...

Ji Sung Bey yeni dizisi ile ekranlara dönünce biz ekranlara yapıştık tabi haliyle.O gerçek hayatta 2.çocuğunu severken biz de yine enfes bir rolle onu ve mükemmel oyunculuğunu seyrettik.Bence ona dramalardan daha çok bu şekilde ki Romantik Komediler çok yakışıyor.Dizi bana konu olarak Go Back Couple dizisini anımsattı ama gidişatı daha farklı oldu ama pekte iyi olmadı başlarda oldukça iyi başlasa da dizi sonlarına doğru resmen artık saçmalamaya başladı ve iyi ki daha fazla diziyi senaristler rezil etmeden bitirdiler dedik :)

Konusu:
Dizi, zamanda geriye gitme şansı elde eden bir adamın (Ji Sung), yaptığı tercih nedeni ile başta kendisi olmak üzere etrafındaki insanların günümüzdeki yaşamlarını değiştirmesini konu almaktadır.


Karakterleri:
Ji Sung dizide sıradan bir banka çalışanı olan Cha Joo-Hyuk karakterini canlandırmaktadır. 5 yıldır evlidir ve bu evlilikten mutlu değildir.

Han Ji-Min dizide Cha Joo-Hyuk’un (Ji Sung) eşi olan Seo Woo-Jin karakterini ca…

Romantik Komedi Filmi : 3 Film Birden !

Herkese merhabalar efenim ...

Ben hafta sonu da (hem de daha yoğun bir şekilde) çalıştığım için pek fazla film izleyemiyorum ama iş ararken gerekli,gereksiz bir sürrü film izledim ve şu vasat Hellmark pembe dizi kıvamında romantik-komedileri izlemeye kadar düştüm.Aslında daha fazla da izlerdim ama iş buldum bu yüzden zamanımı daha kaliteli filmleri izlemeye karar verdiğim için geri kalanlar başka baharlara kaldı :) Eğer sizin de canınız çok sıkılır ya da sadece öylesine vasat sırf eğlenmek için bu tarz filmler izlemek isterseniz tavsiyemdir :)

Midnight Masquerade 

Rakip şirket ile mahkemelik olan Elyse,hukuki işler ile ilgilenmesi için bir avukat tutar. Cadılar Bayramında vereceği partiye bu avukatı da davet eder.



Date With Love

Küçük bir kasabada yaşayan bir genç çektiği video ile ünlü olur ve mezuniyet gecesine çok sevdiği bir ünlü ile katılır. Mezuniyete katılan ünlü de genç çocuğun öğretmenine aşık olunca işler karmaşık bir hal alır.




Mom's Day Away

Ailesi için adeta kendini paral…

Gerilim Filmi : Psycho

Herkese merhabalar efenim ...

İş yerinde öğle arasında blog yazacağım zamanları da görmek varmış kaderde :) Evet dünde dediğim gibi benim izin günümdü ve film izlemeye adadım kendimi.Artık klasik olan ama benim izlemediğim daha nice filmler kaldı izin günlerimde listemden bir bir silmeyi planlıyorum.Bunlardan ilki elbette bir Gerilim/Korku sever olarak izlemeyi sürekli olarak ertelediğim "Sapık" filmi. A. Hitchcock'un zekasıyla yönetilen film aslında 1960 filmi.Daha sonra seri olarak film devam etmiş ama ilk filmin tadını hiç verememiş.Athony Perkins resmen oyunculuk tarihine geçmiş oynadığı rolle.

Filmi eğer zamanında izlemiş olsaydım eminim çok daha fazla etkilenirdim ama bu güzler nice daha iyi filmler gördüğü için beni o kadar fazla etkilemedi ama dediğim gibi zamanına göre düşünülmesi ve hakkının verilmesi gerek hele de o son sahne -spoiler olmasın diye elbette söylemiyorum ama söylememek içinde kendimi çok zor tuttuğumu bilin istiyorum - insanı acayip etkiliyor.

Ba…

Kore Dizisi : My ID Is Gangnam Beauty

Herkese merhabalar efenim ...

Bugün izin günüm olduğu için sabahtan postumu yayınlıyorum.Bugün yayılıp yatacağım ve bol bol dizi izleyeceğim.Kore dizilerine kaldığımız yerden devam elbette ! Konusu,ortamıyla aslında bana daha çok Cheese In Trap dizisine hatırlatan bir dizi olsa da plastik cerrahi de artık bir devrim yaratmış olan Güney Kore de estetik olmanın aslında bir çok Koreli tarafından sevilmediği ve hoş görülmediğini anlatan bir dizi.Aslında güzel olmayan kızlarda sevilmiyor,dışlanıyor bu kızların psikolojilerini bozup estetik olmaya itiyorlar sonra da "doğal güzel " olmadıkları için suçlanıyorlar. Vallahi Allah Koreli geçlerin bu konuda yardımcısı olsun gerçekten bu güzellik anlayışını bir "komplex" haline getirdiklerini bir kez daha göstermiş oldu bu dizi.Gerçi bu olayların çoğu bizim ülkede de var maalesef :/

Konusu:
Dizi, iki üniversite öğrencisinin etrafında dönmektedir. Kang Mi-Rae (Lim Soo-Hyang), çirkin olduğu için insanlar tarafından sürekli aşağıl…

YouTube - Vlog 23

Gerilim Filmi : Most Beautiful Island

Herkese merhabalar efenim ...

Konusuna kandım,adına kandım,afişine kandım ve meşgul olduğum şu sıralarda film izlemeyi nimetten sayarken gittim bu filmi izledim.Gerilim/gizem filmi kategorisinde.Başları o kadar sıkıcı ki filmin sonuna kadar "ne olucak acaba" merakı ile yarım bırakamıyorsunuz ve sonunda çokta bir şey olmuyor ve film kucağınıza koca bir hayal kırıklığı bırakıyor benzer konulu çok daha güzeller varken bu filme rastlarsanız bence sakın izlemeyin :)

Bir kadının kendi yaşadığı yeri bırakıp yeni bir hayat kurma ümidi ile new york şehrine doğru yola çıkacaktır. Bu onun için sığınabilecek bir liman gibi gözüksede önceden yiyecek parası varken sadece kira ödemekte zorlanırken artık yiyecek yemek bulamaz hale gelecektür çünkü çalışabilecek bir iş bulamamaktadır. Koskoca şehirde sadece 1 kişi vardır tanıdığı oda ona zenginlerin evinde düzenlenecek bir partide iş bulacaktır. Oda ne olursa yapmaya hazır olduğundan bu işi kabul edecek gece ilerledikçe daha önce hiç karşıla…

Bilim Kurgu Filmi : Upgrade

Herkese merhabalar efenim ...

Güncel filmlerden bildiriyorum ! Upgrade şu anda sinemada izleyebileceğiniz en iyi Bilim Kurgu filmi.Konusu oldukça tanıdık geldi ilk başta hatta bildiğiniz Marvel karakteri yaratma senaryosu gibi geldi ama filmi izleyince beklentimin daha üstünde olunca oldukça beğendim.Makineler VS İnsanoğlu savaşını bir kez daha gözler önüne sermiş.

Eşiyle birlikteyken acımasızca saldırıya uğrayan Grey Trace, karısını saldırıda kaybetmenin yanı sıra belden aşağı da felç olmuştur. Günün birinde bir milyarder muciten bedenini geliştirecek deneysel bir tedavi teklifi alır. Tedavi için Trace'in bedenine STEM olarak adlandırılan yapay zeka implantı yerleştirilir. Tedavi ile insanüstü yetenekler kazanan Trace, karısını öldüren ve kendi hayatını mahveden kişilerden intikam almak için yola koyulur.

Kitap : Factotum Charles Bukowskı

Herkese merhabalar efenim ...

Kardeşimin kitaplığından okumalara vakit buldukça kitap okumaya devam ediyorum.Factotum'un kelime anlamı "ayakçı " demekmiş.Yani nitelik gerektirmeyen her türlü işi yapan adamlara deniyormuş.Kitapta ki kahramanımızda zaten tam da böyle bir adam.2 yıllık gazetecilik okumuş ve kitap yazıyor olmasına rağmen genelde nitelik gerektirmeyen beden işine dayalı işlerde çalışan işlerinden ya kovulan ya da iş yeri iflas ettiği için çıkarılan,hayat kadınlarıyla ya da ucuz kadınlarla arkadaşlık ve ilişki kuran,alkol ve sigara almaktan ve biraz da karnını doyurmaktan başka hayatta hiç bir amaca sahip olmayan , ailesinin bile sevmediği bir adamı anlatıyor.Tam da yazar kendisini anlatıyor aslında Bukowski'yi biracık olsun araştırırsanız bu özelliklere sahip kadınlar hakkında saçma sapan konuşan,alkolik,genelde "hayat edebiyatı" yapan bir adam olduğunu göreceksiniz.Normalde bu adamı günahım kadar sevmem -daha önce hiç bir kitabını ya da yazısın…

Fantastik Film : The Craft

Herkese merhabalar efenim ...

Bugün izin günüm yehuu :) Kardeşimle sinemaya gidicez :D Neyse bugünün film postunda 1996 yapımı bir film var. Cadılar konusunu oldukça sevdiğimi söylemiştim. 4 liseli cadı bir araya gelmiş ve Chick Movie tarzında bir film olmuş.Boş zamanınızda izlemesi keyifli eğlenceli Fantastik bir film.


Yeni bir kız ailesiyle yeni bir hayata başlamak için yeni bir şehre taşınır. Kara büyülerle çok ilgilenen kızlarla tanışır ve hep birlikte dördü ansızın durdurulamaz güçlere kavuşur. Herşeyi yapabilirler, hayallerinin erkeklerini kendilerine aşık etmekten..birçok şeye kadar. Olanaklar sınırsızdır.

Yönetmen:  Andrew Fleming
Ülke:  ABD
Tür:  Dram, Fantastik, Korku
IMDB:  6,3
Vizyon Tarihi:  16 Ağustos 1996
Süre:  101 Dakika


Fantastik Film : Constantine

Herkese merhabalar efenim ...

1 hafta sonunda nihayet ben de izin yapıyorum yarın.Şöyle yatağıma uzanıp tüm gün film,dizi izleyeceğim :D Boş zamanlarınız için yine Keanu Reeves filmi bırakıyorum sizlere.Şeytan çıkarma olaylarının fantastik halini bir kahramanla birleştirmişler ve ortaya böyle bir film çıkmış.İzlemesi keyifli ama efektleri pek yeterli gelmedi bana biraz vasat bulduğumu söylemem gerekiyor :/

Los Angeleslı özel dedektif John Constantine'in doğaüstü olaylardaki başarısı yadsınamaz. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla, Cehennem'e gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından merakı bulunmaktadır.

Eliyle tutup gözüyle görmediği hiç bir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson, ikiz kızkardeşi esrarengiz bir biçimde intihar edince, Constantine'le işbirliği yapmak mecburiyetinde kalır.

İkili cehennem yaratıkları ve iblisleri alt edip, Los Angeles'ın karanlık sokaklarında yollarını bulabilmek için beraber savaş verirler.

Yönetmen:  Francis Lawrence
Ülke:  ABD, …

Kore Dizisi : Witch’s Love

Herkese merhabalar efenim ...

Kore de Fantastik kategori de yapılmayan dizi kalmamıştı herhalde.Cadılar hakkında ilk defa bir Kore dizisi gördüm ama bence bunu da çok fazla becerememişler. Sabrina tadı vermeye çabalamışlar ama çok olmamış zaten toplamda 12 bölüm sürdü ve çok saçma bir finalle bitirdiler.Fantastik dünya da en sevdiğim karakterlerden biri " cadıları " umarım daha güzel ve kaliteli bir diziyle tekrardan işlerler.


Konusu:
Dizi, bir cadı olan Kang Cho-Hong (Yoon So-Hee) etrafında dönmektedir.


Karakterleri:
Yoon So-Hee dizide bir cadı olan Kang Cho-Hong karakterini canlandırmaktadır. Bir restoranda yemek teslimatçısı olarak çalışmaktadır.

Hyun Woo dizide bir model olan Ma Sung-Tae karakterini canlandırmaktadır. Çocukken geçirdiği gizemli bir olay nedeni ile acı çekmektedir.

Hong Bin dizide bir web tasarımcısı olan Hwang Jae-Wook karakterini canlandırmaktadır.

Bilim Kurgu Filmi : The Matrix

Herkese merhabalar efenim ...

Lütfen vurmayın ! Bu zamana kadar Matrix izlemedim ve izlediğimde de Nirvanaya ulaşmış gibi hissetmedim devam filmleri de olduğu halde çok fazla beni etkilemediği için izlemeyi de düşünmüyorum.Evet Matrix'e kadar bir çok buna benzer film izlediğim için sanırım beni etkilemedi.Evet kesinlikle ilk çıktığı zaman izleseydim beni etkileyebilirdi çünkü bu tarz filmler o zamanlar çok yapılmıyordu ve kendi felsefesine benzer izlediğim o tüm filmlerin atası.Eğer bunları bir kenara koyacak olursak Keanu Reeves gibi bir şaheser ile neden daha önce tanışmadım işte asıl yakındığım konu bu oldu :D Adam aşırı karizmatik ya ! Off ! Tabi şimdi yaşı almış başını gitmiş ama gençken neymiş be öle ! Tam benim tipim.Siyah saçlı,beyaz tenli,keskin yüz hatlarına sahip bir adam,ayrıca oyunculuğu ve ses tonu da efsane.

Saygın bir yazılım şirketinde çalışan Thomas Anderson (Keanu Reeves), gecelerini "Neo" adı altında program kırarak ve Matrix'i araştırarak geçirir…

Kore Dizi : Let’s Eat 3

Herkese merhabalar ...

Kore dizileri kaldığı yerden devam ediyor ! Türkçe çevirisiyle, benim de dünya da en sevdiğim cümle olan , Hadi Yiyelim ! dizisi 3.sezonu ile devam etti ama beklenenin aksine bu sezon tutmadı ve 12 bölümde final yaptı ki gerçekten diğer sezonlarına oranla çok kötü bir sezon oldu.Uzun uzun yemek yeme sahnelerinin yanında genelde bir de ana karakterlerin aşk hikayesi olurdu ama bu sefer ki ana karakterler yerine yan karakterlerin aşkını izledim ana karakterlerde ne bir kimya ne bir şey ayrıca sürekli flaskback sahnelerle geçmişe gitmelerini hiç sevmedim bence bu sezonu çekmeseler de olurmuş.

Konusu:
Dizi, bir gurme olan Koo Dae-Young’un (Yoon Du-Jun) etrafında dönmektedir. 30’lu yaşlarına gelen Koo Dae-Young bir çöküşün içine girmiştir. Yaralarına derman bulmak için yirmili yaşlarında tanıştığı ve yemeklerini sevdiği üniversiteden arkadaşı Lee Ji-Woo’yu (Baek Jin-Hee) ziyaret etmeye karar verir. Dae-Young ve Ji-Woo birlikte lezzetli yemeklerini paylaşmakla kalmaz …

Gerilim Filmi : Marrowbone

Herkese merhabalar efenim ...

İş buldum işş ! He heh ! Bundan sonra Maydanozunuz bu saate kadar işte olacağı için bundan sonra günlük postlar akşam gelecek.Evet kaç gündür ağlayıp sızlandım hatta en sonunda içimde tutamadım buralara da yazdım ama nihayet Allah sesimi duydu ve bugün sözleşmeyi imzaladım gitti.Efenim Doğru Statü İzmir Buca'da Rehberlik Öğretmenim herkesi maydanoz yemeye beklerim :D Şaka şaka tabi ki çay ikram ederim :D

Neyse bugünün film postuna gelecek olursak, kategorisi Psikolojik Gerilim filmi olan bir film var.İzlerken hiç sıkılmadım çünkü oldukça sürükleyiciydi.İspanyol yapımı ama oyuncular Amerikalıydılar ama o İspanyol sineması esintileri elbette vardı.

Genç bir adam olan Jack ve kendisinden küçük olan kardeşleri Billy, Jane ve Sam'in büyük bir sırları vardır. Dört kardeş bir arada kalmaya devam edebilmek adına sevgili annelerinin ölümünü herkesten gizlemek zorunda kalmıştır. Ancak bu şartla beraber yaşamaya devam edebilecek olan kardeşlerin hayatını zor…

Bilim Kurgu Filmi : The Thirteenth Floor

Herkese merhabalar efenim ...

Bugün benim için oldukça kötü bir gündü.Normalde hiç karamsar biri değilimdir hayatta çoğu zaman Pollyannacı bile olurum ama şu sıralar iş bulamama yüzünden çok kötüyüm.Bir iki görüşmeye gittiğimden de olumsuz sonuç oldum. KPSS de de çok fazla umduğumu bulamadım. Bütün günümü sürekli film izleyerek geçiriyorum.Bunca yıl ders çalışmaktan,kitap okumaktan,kendimi yetiştirmeye çalışmaktan dolayı izleyemediğim şeyleri izliyorum. O kadar yıl oku iyi bir bölüm bitir ama iş bulama.Hem de iş alanı oldukça geniş olan bir bölümde ben mi şanssız ya da zavallıyım yoksa bu iş konusunda fazla mı sabırsızım bilmiyorum ama dileğim biran önce hayatımı yoluna koymak...

Artık teknoloji çağında yaşamaktayız ve işlerinde uzman iki arkadaş, Douglas ile Whitney, üzerinde çalıştıkları son program yazılımını denetlemektedir. Ofislerinin bulunduğu 13. katta, bir simulator yardımı ile Los Angeles’ın 1930’lu zamanlarına giden Douglas, eşsiz bir deneyim yaşar. Fakat gerçek yaşama geri…

Animasyon Filmi : Coco

Herkese merhabalar efenim ...

Yılın en iyi animasyonu seçilen ve Oscar olan Coco var bugün postumuzda ! Disney yine yapmış yapacağını.Tema "ölüler diyarı" olunca istinasız Tim Burton yapımlarını getirdi aklıma.Ayrıca Meksikalı bir ailenin hikayesini izliyoruz bu yönden de çok farklı olmuş diyebiliriz.Ölüm algısı,hayaletler ve iskeletler falan olduğu için 12 yaşından küçük çocuklar için korkutucu olabilir.Neden 12 yaş diyecek olursanız,çocukların soyut şeyleri anlamlandırabilme başlama yaşıdır 12.Ölüm vb şeyleri algılamaya başlarlar.Bana sorarsanız daha çok bir yetişkin animasyonu diyebilirim.Hatta beni son sahnelerinde ağlatmayı başardı :)

Miguel 12 yaşında küçük bir çocuktur ve bu hikayede, ölüler diyarına gidiş macerasını izliyoruz. Efsanevi gitarist Ernesto, küçük Miguel’in en büyük kahramanıdır fakat müzisyen hayatını kaybetmiştir. Hayatında en çok tanışmak istediği insanla tanışma imkanı olmayan Miguel, günün birinde ünlü sanatçının gitarını bulur ve bu gitar onun ölüle…

Biyografi Filmi : The Greatest Showman

Herkese merhabalar efenim ...

Müzikal normalde pek sevmediğim bir türdür,izlerken genelde canım sıkılır.Ama şu sıralar kafa dağıtmak için müzikli bir şeyler izlemek yeni hobim oldu diyebilirim.Baş rolde Hugh Jackman var bunun için biraz şaşkınım aslında çünkü onun bu tür yetenekleri olduğunu bilmiyordum genelde onu gözler Wolverine olarak görmeye alışkın.Zendaya ve Zac Efron zaten bu tür filmlere inanılmaz yakışıyor.Ayrıca gerçek bir hayat hikayesini izliyoruz bu filmde.

P.T. Barnum henüz 12 yaşındayken atıştırmalık ve kiraz rumu satıp ticarete erkenden atılmıştır. Dünya’da kimsenin ulaşamadığı bir hayali vardır ve bu hayali 1841 yılından itibaren kurmaya başlar. Hayalini kurduğu şeyse dünya üzerinde gelmiş geçmiş en iyi gösteriyi sunmaktır. Bu konuda eşininde desteğini alarak Dünya tarihinde ilk sirki kurmak için çalışmalara başlar ve farklı yerlerden bulduğu azimli, yetenekli ve girişimci gençleri bir araya getirir. İlk defa kurulan bir sirk İngiltere kraliçesi Victoria dahil pek ço…

Kitap : Ceza Sömürgesi Franz Kafka

Herkese merhabalar efenim ...

Kitap Ceza Sömürgesi mi yoksa ömür sömürgesi mi belli değildi. Kafka dan okuduğum en kötü kitaptı bence.Roman değil içinde kısa kısa hikayeler var ama gitmiyor, hiç bir şekilde akmıyor tamamen ömür törpüsü niteliğinde bence. Kafka aynı zamanda bir hukuk adamı bu yüzden dönemin deki "adalet" anlayışını bu kitapta öyküler üzerinden vermeye çalışmış.Bu kitapta Kafka yazarlığını bir köşeye atıp bence daha çok "avukat" cübbesini üzerine giyerek yazmış.Sanırım bu yüzden de çok fazla beğenemedim.İçinde toplamda 9 öykü var ve ben 5 tanesini okudum.İçlerinden sadece "Açlık Sanatçısı" öyküsünü beğendim ve anladım.Diğerlerini okudum ama ya tam anlayamadım ya da "Neden böyle bir şeyi yazmaya gerek duymuş ki?" dedirtti.

Kore Dizisi : Time

Herkese merhabalar efenim ...

O KADAR KORE DİZİSİ İZLEDİM BÖYLE BİR ŞEYİ İLK DEFA GÖRÜYORUM ! Evet elbette baş rolün dizinin yarısında çıkan Time dizisinden bahsediyorum.Dizi zaten inanılmaz kasvetli,ölümler,cinayetler sürekli gözyaşı baş roller arasında sıfır uyum yan yana çok az sahneleri var dizi daha çok yan rollerin etrafında dönüyor falan ... Zaten daha fazla gitmeyecek dizi o yüzden ilk defa bir Kore dizisini yarım bıraktım çünkü iyice batırdılar.Zaten daha ilk başta basın konferasında  - diziler başlamadan önce tanıtım amaçlı basın konferansı yapılıyor - baş roldeki çocuk kız onun fotoğraf çekilmek için koluna girmeye çalışırken kızın kolunu itti herkesin önünde ve çocuğun konferans boyunca suratı mahkeme duvarı gibiydi.Dizi tam bir skandalla başladı biraz ilerledi falan daha sonra baş rol oyuncusu olan daha önce Eulachacha Waikiki
School 2017 dizilerinden hatırlayacağınız ve o dizilerde de oldukça iyi gözüken ve sevilen Kim Jung Hyun'nun psikolojik sorunları olduğu gerekç…