Herkese merhabalar efenim,
Edebiyat ve tarih tutkunlarının merakla beklediği Hamnet, yalnızca bir dönem filmi değil; yas, aşk ve üretimin iç içe geçtiği derinlikli bir anlatı sunuyor. Film, Hamnet romanından uyarlanmış ve merkezine tarihin en büyük oyun yazarlarından biri olan William Shakespeare’in ailesini alıyor. Ancak bu filmde odak Shakespeare değil; daha çok görünmeyen ama derinden hissedilen bir hikâye: Hamnet’in hikâyesi.
Film, 16. yüzyıl İngiltere’sinde Shakespeare’in eşi Anne Hathaway (filmde Agnes olarak da anılır) ve ikiz çocukları Hamnet ile Judith’in yaşamına odaklanıyor. Ailenin sıradan ama sevgi dolu hayatı, küçük Hamnet’in ani ve trajik ölümüyle sarsılır.
Bu kayıp yalnızca bir çocuğun ölümü değildir; bir annenin parçalanışı, bir babanın içe kapanışı ve bir ailenin sessizce değişmesidir. Film, yasın farklı biçimlerini gösterirken aynı zamanda sanatın acıdan nasıl doğabileceğine dair güçlü bir alt metin sunar. Hamnet’in ölümü, yıllar sonra yazılacak olan Hamlet tragedyasına ilham olur.
Hamnet, hızlı tempolu bir film değil; izleyiciden sabır isteyen, duygulara alan açan bir yapım. Özellikle edebiyat ve tarih sevenler için oldukça etkileyici. Shakespeare’in eserlerini bilenler için ise film, Hamlet’e bambaşka bir duygusal arka plan kazandırıyor.



