18 Mayıs 2021 Salı

Dram Filmi : Nomadland

 Herkese merhabalar efenim,

2021 Oscar'ı kazanan Nomadland filmi oldu biliyorsunuz ki ! O yüzden bu yıl bir çok aday filme hakim olmasam bile bu filmi izlemek istedim.Korona başladığından beri bir çok insan şehir hayatından ya da genel hayatından kaçma eğilimi göstermeye başladı.İnsanların yakınları öldü ve zihinlerde şu sorular yankılanmaya başladı "ben ne için bu kadar çalışıyorum?""Bir ev satın almak,araba almak için mi ömrümü geçiriyorum?".Kapitalist sistemle birlikte insanlar bu soruları aslında zaten sormaya başlamıştı ve bence bu filmde bu sorguyu artık belli bir yaşa gelince daha çok sorgulamış ve en sonunda bir karavan ve bir grup insanla doğada yaşamaya başlayan bir kadını anlatıyor.Soğuk ve gri manzaraların olduğu bir yalnızlık filmi aslında ...

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri filminden tanıdığım Frances Mcdormad baş rolünde ... 

60’lı yaşlarında olan Fern, Nevada kırsalında yaşamaktadır. Şehirdeki ekonomik çöküşten etkilenen Fern, neredeyse tüm malını kaybeder. Bu durumun ardından Fern, minibüsünü bir karavan haline getirip, modern bir göçebe olarak yola koyulur.

17 Mayıs 2021 Pazartesi

Kore Dizisi : Mouse

Herkese merhabalar efenim,

Bloglarda çok övülmesi üstüne tarzım olmayan güncel bir Kore dizisi izledim ve izlediğim en iyi K-Dramlardan biriydi diyebilirim."Bebeğinizin psikopat olacağını ve insanları öldüreceğini bilebilseydiniz yine de onu yaşatır mıydınız ?" sorusu temasıyla başlayan psikolojik ve polisiye gerilim tadında bir dizi.Yaklaşık bi ilk 7-8 bölümü gerçekten acayip heyecan vericiydi bir nefeste izledim resmen ama dizi daha sonra ki bölümlerde tuhaf bir yere evrildi işin içine bir çok seri katil girip çıktı ana konuya asıl dizi bağlandı ama ben yine de ilk bölümleri daha çok sebdim "keşke ana konuya bağlanmayaydı" dedim :D Dizi Kore de de baya bir sevildi hatta dizi bitince daha sonrasında özel ek bölümler falanda yayınlandı.

Konusu:

Dizi, psikopat insanları daha anne karnındayken belirleyen bir testin dünyada nasıl bir etki  oluşturacağına ve "Karnındaki çocuğun bir psikopat olacağını bilsen, onu doğurmak ister miydin?" sorusuna odaklanıyor.

Karakterleri:

Lee Seung-Gi dizide çaylak bir polis memuru olan Jung Ba-Reum karakterini canlandırmaktadır. Dik başlı olduğu kadar da dürüst bir insandır ve adaleti sağlamak için elinden geleni yapmaktadır. Bütün bir ulusu korkutan psikopat bir katil ile karşı karşıya kaldıktan sonra tüm hayatı değişir.

Lee Hee-Joon dizide bir dedektif olan Koo Moo-Chi karakterini canlandırmaktadır. Anne ve babası genç bir çocukken cinayete kurban gider. Ebeveynlerinin intikamını almaya kararlıdır. Bu yüzden yasaları çiğnemeyi umursamaz ve suçluları yakalamak için gereken her türlü yola başvurur.

16 Mayıs 2021 Pazar

Gerilim Filmi : Things Heard & Seen

 Herkese merhabalar efenim,

Bugün Netflix de izlediğim yeni gelen bir film var baş rolünde Amanda Seyfrıed oynuyor.Onu izlemeyeli uzun zaman olmuştu özlemişim beyaz perdede görmeyi :) Bir romandan uyarlanan bu film gerilim/gizem kategorisinde diyebiliriz sonunu baştan yine elbette tahmin etmeye çalıştım ama tam olarak bilemesem de baya bi yaklaşmışım diyebiliriz :) İzlemesi keyifli ortalara doğru biraz tempo düşerse de sonuna doğru yine haraketlenen tam da pazar sineması tadında bir film :)

Manhattan'da yaşayan genç bir çift, Hudson Vadisi’ndeki tarihi bir kasabaya taşınır. Yeni hayatlarına alışmaya çalışırken çift, çok geçmeden evliliklerinin tıpkı bulundukları yerin tarihi gibi karanlıkta olduğunu keşfeder.

15 Mayıs 2021 Cumartesi

Kore Dizisi : Oh My Ladylord

Herkese merhabalar efenim,

Oldukça eğlenceli ve güzel bir şekilde başlayan ama sonrasında aşırı saçmalayan ve hayal kırıklığı yaratan güncel bir Kore dizisinden bahsetmek istiyorum size.Nana'yı da Lee Min Ki'yi de oldukça severim ve bence oldukça yakışan bir çift olmuş.Nana enerjisi çok yüksek çok değişik bir yüz tipi olan bir kadın (en azından bana öyle geliyor) , Lee Min Ki genelde de olduğu gibi burda da çok soğuk bir adamı oynuyor (adamın gerçek halide böyleymiş gibi geliyor bana artık).Zıt kutupların kimyası da bence bu diziyi güzel hale getirdi derken dizi romantik komediden bi 10 bölüm sonra aşırı saçma bir şekilde drama bağlıyor ve aşırı da sıkıcılaşıyor :(

Konusu:

Dizi, romantik bir ilişkisi olmayan bir senarist ile romantik ilişkilerde beceriksiz olan popüler bir oyuncunun etrafında dönmektedir.

Karakterleri:

Lee Min-Ki dizide Güney Kore'deki en iyi gerilim senaristti olan Han Bi-Soo karakterini canlandırmaktadır.

Nana dizide popüler bir oyuncu olan Oh Joo-In karakterini canlandırmaktadır. Çoğunlukla romantik-komedi türündeki dizilerde rol almasına karşın kendi ilişkilerinde berbat birisidir.

14 Mayıs 2021 Cuma

Kitap - Kızların Suskunluğu Pat Barker

 Herkese merhabalar efenim,

Bugün yine kitap postumuzla devam ediyoruz !

Yine kitap bloglarında ve çok satanlarda görüp konusuna hiç bakmadan aldığım bir kitap.Ben Kirke tarzında tamamen mitolojik karakterleri kurgu çerçevesinde birleştirip okuyucuya sunan bir kitap.Ben Kirke kitabında da aynı yorumu yapmıştım bu kitap hakkında da aynı yorumu yapıcam sanırım.Kitap okurken çok yormuyor akıcı bir kitap sonuna kadar kendini okutturuyor ama mitolojiyi aşırı seven biri değilim o yüzden çok dikkatimi çeken ya da severek okuduğum bir kitap olmadı sadece sonunu biran önce getirmek istedim o kadar.

Onu görmeden önce sesini duydum: Çığlığı surlarımızın içinde yankılanıyordu. Tanımak için onu görmenize gerek yoktu, şanı savaşacağı yerlere önceden gelirdi: Yüce ve zeki Akhilleus, tanrılara benzeyen Akhilleus… Ondan bahsederken bu isimlerin hiçbirini kullanmazdık. “Kasap” derdik biz ona.

Beni kendi şehrimden, tahtımdan kopardığı gün eski hayatıma dair her şey ardımda kaldı. Troya’yı almak üzere yola çıkmış bir ordunun kölesi, kardeşlerimi ve kocamı öldürmüş Akhilleus’un odalığıydım artık. Kim olduğunu önemsemediği bir ganimettim onun için, fazlası değil.

Neyi mi önemserdi peki? Şanını… çünkü pazarlık böyle yapılmıştı, hilekâr tanrıların ona verdiği söz buydu: Troya surları altında erken bir ölüme karşılık ebedi şan ve şeref. Ve ölümü yakındı, bunu biliyordu.

Ama bu hikâye savaşın nasıl şanlı olduğunu, erkeklerin ne kadar cesurca çarpıştığını anlatmayacak, o defalarca yapıldı. Hayır, bu tarihte unutulmaya zorlananların hikâyesi. Yine de unutulmayacağız, yıllar sonra bile anneler çocuklarına Troya şarkılarını söyleyecek, biz de onların rüyalarından eksik olmayacağız… kâbuslarından da.

Kızların Suskunluğu’nda Pat Barker, Troya Savaşı’nı Akhilleus, Odysseus ve Agamemnon gibi intikam peşindeki erkeklerin değil, onların gölgesinde kalan bir kadın olan Briseis’in gözünden anlatıyor ve İlyada destanına yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

13 Mayıs 2021 Perşembe

Kitap - Beyaz Kitap Han Kang

 Herkese merhabalar efenim,

Herkese iyi bayramlar ! 

Bugün bayram şekeri olarak kitap postu var elbette ama biraz yerden yere vuracağım bir kitap olucak.Han Kang okumayı sevdiğim daha önce 2 kitabını okuduğum Koreli bir yazar.April yeni kitabını da Türkçe ye çevirince hemen aldım elbette güvendiğim bir iki kitap bloğu da bu kitabı beğendiklerini söylemişti kitabı alıp içini açınca benimle dalga geçtiklerini düşündüm !

Kitabı roman sandım ilk başta ama değil öykü kitabı daha doğrusu öykü bile denemez.Deneme yazısı ? Serbest çağrışım ? 

Yazar hayatında "beyaz" olarak nitelendirdiği nesneleri toplayıp onların hayatında ki anlamlarına göre hikayeler yazmış ama ne anlatmak istemiş cidden anlamadım çünkü hikayeler yarım yarım ne başı var ne sonu,hatta bazıları bir iki cümle şeklinde sonra 2 sayfa boşluk bırakılmış arada gereksiz kağıt israfı resmen.Vejetaryen gibi beni çok etkiliyen bir yazarın başka bir kitabı yok muydu da acaba bu kitabı çevirdiler çok merak ediyorum , resmen hayal kırıklığı oldu benim için.

Booker ödüllü, uluslararası çoksatan Vejetaryen ve Çocuk Geliyor’un yazarı Han Kang, uzun süredir beklenen son kitabında beyazı prizmadan geçiriyor, okuru rengarenk bir metinle sınıyor.

Beyaz şeylerle ilgili yazmaya karar verdiğim bahar, ilk yaptığım bir liste çıkarmak oldu.

Her bir sözcüğü yazarken tuhaftır, çok sarsıldım. 
Bu kitabı mutlaka tamamlamak istediğimi ve yazım sürecinin bir şeyleri değiştireceğini hissettim.
Yaraya sürülen beyaz merhem, üstüne sarılan beyaz sargı bezi gibi bir şeylerin gerekli olduğunu da.

Zamana dair duyuların keskinleştiği anlar vardır.
Böyle keskin zamanın kenarında, her saniye yenilenen şeffaf bir uçurumun ucunda ilerlemeye devam ederiz.
Cesur olduğumuzdan değil, başka bir çıkar yolu olmadığından.
 
Han Kang, hafızaya, geçmişe, kayıplara ve yeniden doğmaya dair epik bir anlatıya imza atıyor.
Beyaz köpek ve kesme şekerle, anne sütü ve pirinçle insanın büyük çaresizliğini anlatıyor.
Yıkıntılardan yeni hayatlar doğurmayı, acının coğrafyasını keşfetmeyi, kırılganlığı ve gücü, sıradan hayatın sıradan objeleriyle aktarıyor.

Beyazın evreninden dünyaya eşsiz bir masal fısıldıyor.

12 Mayıs 2021 Çarşamba

Romantik Film : Bow Then Kiss

 Herkese merhabalar efenim,

Biliyorsunuz ki bu yazımı ALES ve YÖKDİL,YDS'ye hazırlanarak geçiricem.ALES'de matematik beni yorarken akademik seviye de ingilizce çalışmak da daha doğrusu çalışamamakta beni mahvediyor şu sıra.Kelime ezberlemek cidden çok zor :/ O yüzden eskiden yaptığım gibi yine arada sırf ingilizce altyazılı filmler izliyorum onlardan biri de bu Japon filmi oldu.Japon dizileri ya da filmlerini çok çabuk tükettim maalesef çok fazla çeviri gelmiyor o yüzden bu tarz çok duyulmamışları direkt ingilizce alt yazı izliyorum.

Filme gelicek olursak , film romantik kategorisin de diyebiliriz.Bir geleneksel okçuluk okulunda bir aşk hikayesini anlatıyor diyebiliriz kısaca.Diyalogların ve olayların basit olmasına ingilizce alt yazılı izlediğim için özellikle dikkat ettim film olarak oldukça yavan bir romantik film diyebiliriz :)

Amerika Dizisi : The Boroughs

 Herkese merhabalar efenim, The Boroughs, The Duffer Brothers imzasını taşıyan yeni nesil bilim kurgu–gerilim dizileri arasında şimdiden dik...