11 Mayıs 2021 Salı

Tayland Dizisi : The Prince Who Turns into a Frog

 Herkese merhabalar efenim,

Uzun bir aradan sonra bir Tayland dizisi ile karşınızdayım.Bu diziyi sırf Will Wannarot baş rolünde olduğu için izlediğimi itiraf etmem gerekiyor ama baş rol adama da bayıldım izlerken.Will benim en sevdiğim Tay oyunculardan biri ama çok fazla dizisi çevrilmediği için onu özlemiştim bir dizi de izlemeyi kendisini ınstgramdan falan yakın takipteyim.

Diziye gelicek olursak bence bazı sahneleri ve bölümleri gereksiz uzatılmış ikilinin ilişkisini dizi boyunca sündüren en son bölümde kavuşması olan eski tip bir dizi.Eğlencesi bol bir dizi olduğu için bazı bölümleri atlaya atlaya izleyince bence dizinin gideri oluyor :)

Lookpat, memleketi Chuen Chiva'da yaşayan insanların birincil geliri olan düşmüş tatil işlerini kurtarmak için kurbağa hayaleti hakkında bir efsane uyduran akıllı bir kızdır. Lookpat ve diğerleri tarafından bilinmeyen arazi, çok soğukkanlı, sakin ve katı bir işadamı olan Kin tarafından yönetilen bir emlak şirketine ipotek edilmişti. Kin, kurbağa efsanesini ortaya çıkarmak ve birChuen Chiva'da lüks lüks tesis. Ancak beklenmedik bir kaza nedeniyle hafızasını kaybetti ve çok kibar ve sıcak kalpli oldu. Lookpat'ın annesi ve köy başkanı Kin'e, tatillerini kurtarmak için Lookpat'ın sevgilisi olduğu yalanını söyledi. Lookpat ona bakmaya başladı ve çok geçmeden aşık oldular. Ancak mutlulukları uzun sürmedi, Kin aniden tüm hafızasını geri kazanır. Öfkeyle dolu olan Kin köyü terk eder ve araziyi hemen almakla tehdit eder. Lookpat, Kin'in yalanları affetmesini sağlayabilir mi? Chuen Chiva'nın halkı kurtarılacak mı? Nihayetinde Kin ve Lookpat hak ettikleri bir sona ulaşabilecek mi?


10 Mayıs 2021 Pazartesi

Kitap - İzmir Kitap Kulübü İle Mayıs Ayı Kitabı Ve Ateş Bizi Tüketiyor Murat Gülsoy

 Herkese merhabalar efenim,

Dün Mayıs ayı toplantımız vardı bu ay ki yazar konuğumuz , Murat Gülsoy du ! Kendisiyle ve kitaplarıyla ilk defa bu kulüp sayesinde tanıştım.Başka romanları da varmış ama bizim okuduğumuz kitap "Ve Ateş Bizi Tüketiyor" kitabı oldu.Okurken nedense bi yerli Murakami havası aldım o belirsizlikler,sahne gibi gelen geçen olaylar,tekinsiz hava ,romanın sonu nereye bağlanacak orayı bilememenin yarattığı gizem ve merak ... 

Dün ki toplantıda Murakami havası olan bir ben değilmişim ki katılımcılardan biri de referans ya da ilham konusunda Murakami'nin ve David Lynch'in ismini geçirdiler yazar da ikisini de çok beğendiğini Murakami'nin kitaplarını okuduğunu bu kitabında havasının onun kitaplarına benzer yanlar olduğunu söyledi David Lynch 'in filmleini çok beğendiğini "bu kitap bir film olucaksa David Lynch 'in filme çekmesini isterdim." dedi.

İki isimde beim çok sevdiğim isimler olduğu için aklıma kalıcı olan ve bir solukta okuduğum bir kitap oldu yazarın diğer kitapları da bu havada mı bilemiyorum ama diğer kitaplarını da alıp okumayı çok istiyorum.

Sokak lambasının aydınlattığı girişte, gemi tarifesinin yanında asılı olan semt haritası dikkatimi çekti. Kırmızı bir noktanın yanında “Buradasınız” yazılıydı. Ağır ceza reisinin titreyen parmaklarıyla bu kırmızı noktaya dokunduğunu, “Buradayım ama burası neresi?” diye mırıldandığını duyar gibi oldum.

Mevsimlerin hızla değiştiği, hayatın akıp geçtiği bir kış gecesi kaybolan yaşlı komşusunu aramaya çıkan bir adam, yaşadığı mahallenin bildik sokaklarında tekinsiz bir yolculuğa sürüklenir. “78 Nova”nın kadife koltuklarından üniversitenin gizli dehlizlerine, zifirî karanlıktaki bir heykel sergisinden kendi filmini çekenlerin açık hava sinemasına, eski bir sarayın bahçesinden bağlar arasındaki hayal evine ve nihayet yeraltındaki metro inşaatından ölüm kuyularına uzanan bu yolculukta kahramanımız hem yol boyunca karşılaştığı insanların hikâyelerinin bir parçası olacak hem de yaşlı komşusunun kim olduğunu öğrenecektir.

Murat Gülsoy, sıradan hayatların ardına gizlenen karanlığı, on yıllarca saklanan derin korkuları, yaşlı kalplere gömülmüş hüzünlü aşkları, başkalarının aynasında kendi benliğiyle yüzleşmeyi fantastik, yer yer grotesk bir arayış hikâyesine sığdırırken sırlarla dolu geçmişin kapısını cesaretle aralıyor.

Ve Ateş Bizi Tüketiyor… Gecenin içinde dolananların, gecede kaybolanların romanı…

9 Mayıs 2021 Pazar

Çin Dizisi : Love Unexpected

Herkese merhabalar efenim,

Yine bir Çin dizisi ile karşınızdayım efenim ! Fantastik ve konusu bir kaç dizinin birleşimi gibi duran bir dizi gibi dursa da bence izlemesi keyifli bir yapımdı.Baş rolde güçlü,dövüşmeyi bilen baş rol kadınların olması her zaman daha çok hoşuma gidiyor.Baş roller arasındaki ruh değişimine alıştık ama duyuların değişimi oldukça farklı bir bakış açısı olmuş kızın acı duyusu ile adamın duyguları hissiyat olarak bir şekilde yer değiştiriyor.Kız kendi duyguları yanında adamın duygularını da hissetmeye adamsa kızın acı duyusunu hissetmeye başlıyor.Kadın adamın koruması olunca tabi dizi asıl bu noktada başlıyor :)

Üç yıl önce korkunç bir kaza annesinin hayatına mal olduğunda, Xu Nuo şoku hiçbir zaman tam olarak telafi edemedi. O günden beri Xu Nuo o kadar şiddetli bir duygusal bozuklukla yaşıyor ki, duygularıyla tüm bağını kaybetti. Gülmeyi, ağlamayı ve hatta sevmeyi beceremeyen Xu Nuo, başkalarıyla empati kurma yeteneğini kaybettiği için diğer insanlarla bağlantı kurmanın hiçbir yolu yoktur. AcizHerhangi bir suçluluk veya pişmanlık duygusu hissederek, kurumsal birleşme ve satın almalar söz konusu olduğunda acımasız bir uzman haline geldi. Bir işi yaptırmasıyla bilinmesine rağmen, vahşi teknikleri onu birkaç hoşnutsuz bireyin hedefi haline getirdi. Bir korumaya ihtiyaç duyulduğunda, Xu Nuo zorlu işe alma görevine başlar. Bu iş için yarışan pek çok başvuran arasında, gizlice profesyonel bir savaşçı olmayı hayal eden ekonomi uzmanı Ke Si Yi de var. İnanılmaz derecede bilenmiş duyuları ve yıldırım hızındaki refleksleri ile Si Yi işi kolayca halleder. Xu Nuo ekstra korumaya sahip olduğu için mutlu olsa da, Si Yi'nin şiddeti kullanmasının onu huzursuz eden kolay yolu hakkında bir şeyler var. Ancak Si Yi, kendi adına kendini tehlikeye attığında, başka bir şey hissetmeye başlar, ancak bunun ne olabileceğinden pek emin değildir. Koruyucu ve korunan arasındaki ilişki büyüdükçe, Xu Nuo'nun uzun zamandır kaybettiği duyguları yavaş yavaş geri dönmeye başlar ve bunlar olduğunda, yepyeni bir olasılıklar dünyası kendini göstermeye başlar. Ama bu yeni duygusal dünyada, Xu Nuo kendine sormalı, Si Yi için geliştirmiş gibi göründüğü duyguları kabul edebiliyor mu?

8 Mayıs 2021 Cumartesi

Çin Dizisi : Hello Mr. Gu

Herkese merhabalar efenim,

Kore dizileri yanında arada güncel Çin dizilerine de denk geliyorum yeni dizilerin bile konusu hiç bir zaman değişmiyor zorla yapılan sözleşmeli evlilik ya da aynı evde yaşama olayları hala sıkılmadan inatla izliyorum ve hepsinden ayrı bir zevk alıyorum onlarda bende bıkmıcaz herhalde bu muhabetten en sonunda sanırım bende gerçek hayatımda böyle bir evlilik yapıcakmışım gibi hissetmeye başladım :D Bu arada bu diziyi de size geçmiş Çin dizisi postlarımda önerdiğim Youtube kanalından Türkçe alt yazılı olarak izleyebilirsiniz :)

Şirket CEO'su olan Bay Gu ile eski zengin bir aile kızı sözleşmeli bir evlilik yaparlar. Birbirine zıt iki kişilik sürekli çatışma halindedir. Bu iki kusurlu ruh birbirini iyileştirir ve güzel aşk başlar.

7 Mayıs 2021 Cuma

Kore Dizisi : Please Don't Date Him

Herkese merhabalar efenim,

Şu sıralar nihayet 1 yıldan beri heyecanla beklediğim Resident Evil 8 oyunu çıktı bütün gün onu izliyorum.Oyunun çıkacağı haberini Ocak ayı gibi almıştım Mayıs'ta çıkacağını görünce " oha daha çok varrr " diye hayıflandığımı hatırlıyorum.Zaman ne de çabuk geçiyor :) 

Bugün dizi postumuzda mini güncel bir Kore dizisi var.Artık tam dizilerini izlediğim için izleyecek dizi kalmadı elimde o yüzden izlenmedik dizi kalmasın diye mini dizi avına da çıktım.Bilim kurgu ile Romantik Komedi arasında bir mini dizi diyebiliriz çerezlik boş vaktiniz varsa bakabileceğiniz türde bir dizi :) 

Konusu:

Dizi, mükemmel bir aşk hayatına sahip olabilmek için Cho Sang-Shin adlı yapay bir zekânın mucidi olan Seo Ji-Sung’un (Song Ha-Yoon) etrafında dönmektedir.

Karakterleri:

Song Ha-Yoon dizide akıllı ev aletleri geliştirme ekibinde bir yazılımcı olarak çalışan Seo Ji-Sung karakterini canlandırmaktadır. Âşık olmak isteyen ancak aynı zamanda yanlış bir adamla karşılaşıp mutsuz olmaktan korkan birisidir. Bir gün, hangi insanların kötü karaktere sahip olduğunu tespit eden Cho Sang-Shin adlı bir yapay zekâ geliştirir. Zor bir ilişkiye sahip olan insanlara yardımcı olabilmek için bu yapay zekâyı kullanmaya başlar.

Jun dizide bir itfaiyeci olan Jung Kook-Hee karakterini canlandırmaktadır. Sosyal medya kullanmayan birisidir ve Cho Sang-Shin’in analiz edemediği tek insandır.

6 Mayıs 2021 Perşembe

Kitap - Kurbanı Beslemek Kenzaburo Oe

 Herkese merhabalar efenim,

Bugün kitap postumuzda ilk defa bir kitabını okuduğum Japon yazar Kenzaburo Oe var.Yazara başlamak için iyi bir kitap seçimi mi yaptım bilemiyorum ama 3 uzun öyküden oluşan bir öykü kitabı aslında bu kitap.Ana teması savaş ve ırkçılık olarak belirlenmiş.İlk hikaye hariç diğer iki hikayeden hem pek bir şey anlamadım hem de pek sevemedim zaten kitap adını da ilk hikayeden almış "Kurbanı Beslemek." Uzun soluklu kitapları okurken arada böyle öykülerin yer aldığı kısa soluklu çerezlik kitaplar okumak iyi geliyor bence bu kitapta onlardan biri.Ben şahsen yazarın dilini beğendim o yüzden diğer kitaplarına denk gelirsem bir şekilde de onlara da şans vermeyi düşünüyorum.

Eeyore, görmek denilen şey, hayal gücünü kullanarak objeleri algılamaktan başka bir şey değildir ki.Eeyore, senin göz sinirlerin düzgün çalışsaydı bile, hayvanları hayal etme isteğin olmadıktan sonra onları yine göremezdin.Burada karşımıza çıkan şeyler, günlük yaşantımızda görmeye alışık olduğumuz, onları algılamak için hayal gücümüzü azıcık bile çalıştırmamıza gerek olmayan şeyler değil Eeyore.

Mişima'nın, "Yaşayan en büyük Japon yazarlarından biri," dediği Kenzaburo Oe, kitaba adını veren "Kurbanı Beslemek" adlı uzun öyküsünde en sıradan ve masum insanın nasıl bir canavara dönüşebileceğini, salt mimiklerle bile ırkçılığın nasıl usul usul beslenebileceğini anlatır.

Can Yayınları'nın geçmişte üç ayrı kitap olarak yayımladığı Kurbanı Beslemek, Delilikten Kurtar Bizi ve Gözyaşlarımı Sileceği Gün adlı bu üç uzun öyküsünde Oe, çağdaş dünyanın uğraştığı en sıkıcı insani sorunları yüksek bir edebî başarıyla anlatıyor. Özgün dilinden yeniden çevrilen bu üç uzun öykü bu kez bir arada yayımlanıyor.

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Kitap - Irmak Zileli Son Bakış

 Herkese merhabalar efenim,

Bugün bir kitap postu ile karşınızdayım ! Irmak Zileli benim yazar olarak çok duyduğum bir Türk yazardı o yüzden artık bir tane kitabını rastgele alıp bi okuyayım dedim.En iyi kitabı bu kitap mı bilmiyorum ama olaydan çok iç monoloğun ve duygusal bir hesaplaşmanın olduğu memleketimizde yabancılara karşı yapılan ırkçılığı cesurca anlatan ölmek üzere olan bir insanın hayatını gözünün önünden bir film şeridi gibi geçmesini okuyoruz.Yer yer bazı yerleri okurken sıkıldım bazı yerlerde de yazarın tekrara düştüğünü hissettiğim bazı yerlerde de benim ilgimi çekmeyi ve beni duygulandırmayı başardı kitap.Bu toprakların romanı değil belki ama bu toprakların yaptığı ayıbı ortaya koyan bir roman olmuş bence.Okurken nedense Elif Şafak'ın 10 dk 38 sn kitabı aklıma geldi.Ölmeden önce 10 dk boyunca beyin yaşarmış daha sonrasından yavaş yavaş ölmeye başlarmış işte o 10 dk da hayatımız gözümüzün önünden film şeridi gibi geçermiş.

Irmak Zileli bu romanında genç bir kadının ölüme giderkenki son birkaç dakikasından hareketle, geriye doğru hayatlar ve kuşaklar boyunca aktarılan bakışların izini sürüyor. Aynı zamanda insanın hayata, geçmişe, kendi varlığına ya da yokluğuna yönelen bir bakış bu...

Son Bakış yabancılığın ve dilsizliğin nasıl bir şey olduğunu anlamanın ve anlatabilmenin yolunu arayan bir roman. Bu nedenle de evvela dille uğraşan,  dilin kendisini romanın meselesi yapan bir metin. Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş, girerken biricik sevgilisi Kaveh’i yitirmiş Tina’nın iç sesi okuru yanına çağırıyor. Son yolculuğunda ona eşlik edilmesini bekliyor.

Hem yakarış, hem hesaplaşma olarak okunabilecek Son Bakış, Irmak Zileli’nin edebiyatta açtığı hattı derinleştiriyor.

“Ah insan zihni nasıl da kaydedemiyor aslında hiçbir şeyi olduğu gibi, çünkü sonradan ekliyorsun kendi bakışını onunkine, sonraki bakış diye bir şey de var aslında, hiçbir bakış son olarak kalmıyor,  kendi son bakışının üstüne ister istemez yenisinin gölgesi düşüyor.”


Amerika Dizisi : The Boroughs

 Herkese merhabalar efenim, The Boroughs, The Duffer Brothers imzasını taşıyan yeni nesil bilim kurgu–gerilim dizileri arasında şimdiden dik...